ALPHA PSYCHIATRY

The role of folic acid in the treatment of major depressive disorder

1.

Cumhuriyet Ü. T. F. Psikiyatri ABD

2.

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, Sivas

3.

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ABD

Alpha Psychiatry 2000; 1: 5-12
Read: 55 Downloads: 50 Published: 23 May 2021

Objective: Depressive symptoms are the most common neuropsychiatric manifestation of folic acid deficiency. The objective of this research is to determine the role of folic acid in tge treatment of major depressive disorder (MDD).

Method: 60 outpatients with MDD and matched 30 healthycontrols constituted the sample. The Personal Information Form was used to  determine the sociodemographic features of the patient and the control groups. Hamilton Depression Rating Scale (HDRS) and the criteria of MDD of DSM-IV were used to diagnos the MDD. 30 of the outpatients randomly selected as first group they were given fluoxetine (20 mgs per day), the remainders were given fluoxetine (20 mgs per day) and folic acid (5 mgs per day) as the second group. HDRS was applied to the patients in 7th, 14th, 28th, 42nd days and to the three groups at the beginnnig, and was measured serum folic acid levels 0th, 14th, 28th, 42nd days. After calculating HDRS scores and serum folic acid levels, the data were run on SPSS.The following statistical analyses were used in order to evaluate the data: varience analysis, student’s t test, Mann-Whitney U test and Tukey’s test.

Results: At the beginning, HDRS scores of first, second and control groups were 29.10, 26.93, 7.90 respectively. The mean serum folate levels were lower in the first and the second groups than thecontrols. The decrease of HDRS scores were found to be faster in the second group than the first group. However, in 42nd day, the difference between HDRS scores of the two groups was not significant statistically.

Conclusion: As a result, one can say that adding folate to the treatment of MDD may reduce the occurance and duration of MDD and increase the efficiency of antidepressant treatment. (Anatolian Journal of Psychiatry 2000; 1(1):5-12


Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü

Amaç: Depresif belirtiler folik asit eksikliğinin en yaygın nöropsikiyatrik görünümleridir. Bu
araştırmanın amacı majör depresif bozukluk (MDB) tedavisinde folik asitin rolünü belirlemektir.

Yöntem: MDB olan 60 ayaktan hasta ve eşleştirilmiş sağlıklı 30 kişi araştırmanın örneklemini
oluşturdu. Hasta ve kontrol gruplarının sosyodemografik özelliklerini belirlemek için (SBF)
kullanıldı. MDB tanısı için DSM-IV MBD tanı ölçütleri ve Hamilton Depresyon Ölçeği (HDÖ)
kullanıldı. Birinci grup olarak rastgele seçilen 30 ayaktan hastaya 20 mg/gün fluoxetine, ikinci grup olarak geri kalan 30 hastaya 20 mg/gün fluoxetine ve 5 mg/gün folik asit verildi. Hasta ve kontrol gruplarının sosyodemografik özelliklerini belirlemek için Sosyodemografik Bilgi Formu (SBF) kullanıldı. MBD tanısı için 16-65 yaşları arasındakileri kapsayan bu çalışmaya bir başka psikiyatrik bozukluğu ya da fiziksel hastalığı olanlar alınmadı. Hastalar rastgele iki gruba ayrıldı. Başlangıçta tüm gruplara, 7., 14., 28. ve 42. günlerde birinci ve ikinci gruplara HDÖ uygulandı; 0., 14., 28. ve 42. günlerde serum folik asit düzeyleri ölçüldü. Her iki grupta tedavinin etkinliği HDÖ ile değerlendirildi. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS programında varyans analizi, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, Mann-Whitney U testi ve Tukey testi kullanıldı.

Sonuçlar: Başlangıçta birinci, ikinci ve kontrol gruplarının HDÖ puanları sırasıyla 29.10, 26.93 ve 7.90 bulundu. Başlangıçta birinci ve ikinci grupların serum folik asit düzeyleri kontrol grubununkinden daha düşük bulundu (7.10, 6.07 ve 7.75). İkinci gruptaki HDÖ puanlarındaki düşme birinci gruptaki düşmeden daha hızlıydı, ancak iki grubun HDÖ puanları arasındaki fark istatistiksel yönden anlamlı bulunmadı.

Tartışma: Bu sonuçlara göre, MDB tedavisine folik asit eklenmesinin MDB görülmesini azaltabileceği ve süresini kısaltabileceği, antidepresan tedavinin etkinliğini artırabileceği söylenebilir. (Anadolu Psikiyatri Dergisi 2000; 1(1):5-12)

Files
EISSN 2757-8038