ALPHA PSYCHIATRY

Psychopathology, alexithymia, and self-esteem in obese patients

1.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fak. Psikiyatri Anabilim Dalı, MANİSA

2.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri ABD, MANİSA

3.

Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fak. Endokrinoloji Bilim Dalı, MANİSA

Alpha Psychiatry 2005; 6: 84-91
Read: 665 Downloads: 464 Published: 17 May 2021

Objective: Obesity is a chronic disorder and a serious public health problem. Obesity is a common disorder that affects a person’s health-related quality of life in a number of ways. Obesity often leads to reactive depression and other psychiatric disorders. In this study, it is aimed to investigate psychiatric diagnosis, levels of depression and anxiety, alexithymia, and self-esteem in a group of obese patients.

Methods: The sample was consisted of 50 obese persons consecutively admitted to the Celal Bayar University Hospital Endocrinology Department. The trained clinical psychiatrists interviewed the patients with the Structural Clinical Interview for DSM-IV (SCID). The patients were applied to the sociodemographic data form, Hamilton Depression Rating Scale (HDRS), Hamilton Anxiety Rating Scale (HARS), Beck Depression Inventory (BDI), Hospital Anxiety and Depression Rating Scale (HADRS), Toronto Alexithymia Scale (TAS), Rosenberg Self Esteem Scale (RSES). The influence of body mass index (BMI) of the patients on scales scores were investigated by t-test.

Results: The mean BMI was 37.84±6.51 kg/m2 (min:30.0, mak:52.0). The mean age was 41.62±11.80. Of the whole patients, 90% (n=45) was women. 48% (n=24) of the patients were housewife. 40% (n=20) of the patients were graduated from primary school. 72% (n=36) of the patients were married. Twenty-one patients (42%) had a current DSM-IV diagnosis. It was demonstrated that specific phobia was the most common psychiatric disorder (n=9, 18%). The mean scores of TAS and RSES were respectively 9.70±3.34 and 1.26±1.38. The positive correlation between the BMI and the scales scores wasn’t statistically significant.

Discussion: More studies is necessary to indicate between psychopathology and risk factors in obesity. For this reason, more detailed and longitudinal studies are especially needed. (Anatolian Journal of Psychiatry 2005; 6:84-91)


Obez hastalarda psikopatoloji, aleksitimi ve benlik saygısı

Amaç: Obezite kronik ve ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Kişilerin sağlıkla ilgili yaşam kalitesini birçok yoldan etkileyen yaygın bir bozukluktur. Sıklıkla depresyona ve diğer psikiyatrik bozukluklara yol açar. Bu araştırmada obez hastalarda psikiyatrik tanılar, depresyon ve anksiyete düzeyleri, aleksitimi ve benlik saygısının araştırılması amaçlanmıştır.

Yöntem: Araştırma grubunu Endokrinoloji polikliniğine başvuran hastalardan obezite tanısı konan ardışık 50 hasta oluşturmuştur. Hastalara DSM-IV I. eksen bozukluklarını araştırmak için yapılandırılmış klinik görüşme çizelgesi klinik versiyonu (SCIDI) uygulanmıştır. Hastalarda sosyodemografik bilgi formu, Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeği (HDDÖ), Hamilton
Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HADÖ), Beck Depresyon Envanteri (BDE), Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ), Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ) kullanılmıştır. Ölçek puanları ile beden kitle indeksi (BKİ) ilişkisi için t-testi uygulanmıştır.

Sonuçlar: Beden kitle indeksi ortalaması 37.84±6.51 kg/m2 (aralık:30.0-52.0) bulunmuştur. Hastaların ortalama yaşı 41.62±11.80 olarak saptanmıştır. Hastaların %90’ı (n=45) kadın, %48’i (n=24) ev kadını, %40’ı (n=20) ilkokul mezunu, %72’si (n=36) evli olarak saptanmıştır. Hastaların 21’inde (%42) DSMIV’e göre psikiyatrik tanı saptanmıştır. Özgül fobi en sık psikiyatrik bozukluk olarak belirlenmiştir (n=9, %18). Hastaların TAÖ ve RBSÖ puanları sırasıyla 9.70±3.34 ve 1.26±1.38 olarak bulunmuştur. BKİ ile ölçek puanları arasında istatistiksel
olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Tartışma: Obezitede psikiyatrik durum ve risk etkenleri arasındaki ilişkiyi saptayabilmek için daha fazla araştırmanın yürütülmesi gerekir. Bu nedenle özellikle daha detaylı ve uzun süreli araştırmalara gereksinim vardır. (Anadolu Psikiyatri Dergisi 2005; 6:84-91)

Files
EISSN 2757-8038